Teknoloji fotoğraf alışkanlıklarımızı değiştiriyor

İnsanlar internet sayesinde çevrimiçi fotoğraf paylaşım platformlarında güzel anlarına ait fotoğrafları paylaşabiliyorlar. Ancak güzel bir fotoğrafı kim oturma odasının duvarında görmek istemez ki? Wundershine adlı bir firma telefonumuzdaki fotoğrafları mürekkepsiz dijital baskısı ile evimizin duvarlarında sergileyebilmemizi olanaklı kılan bir dijital çerçeve sistemi geliştirdi.

Dijital_cerceve1

Mevcut durumdaki çerçevelerin sökülüp yeni resim takılmasındaki zorluğunu ortadan kaldırmak ve LCD ekranlı dijital resim çerçevelerine alternatif olmak isteyen bu sistem, akıllı resim çerçevesi ve bir mobil uygulamadan oluşuyor. Çerçevenin Reframe ve Makerframe olarak adlandırılan iki çeşidi mevcut. Her ikisi de çevre dostu meşe ağacından yapılmış durumda ve ebatları 23×23 cm.

Kullanıcılar uygulama aracılığıyla cep telefonlarıyla çektikleri fotoğraflardan olduğu gibi Instagram, Facebook ve Flickr gibi uygulamalardaki fotoğraflarından oluşan bir resim kuyruğu oluşturuyorlar. Kullanıcılar çerçeve ile kendi resimlerini basabildikleri gibi firmanın internet mağazası üzerinden diledikleri fotoğrafları da bastırabiliyor.

Refame için kullanıcılar oluşturdukları resimleri tanesi 2 dolara bastırabiliyorlar. Reframe’in aksine Makerframe’de fotoğraflarınızı yazdırmak için çerçevede dâhili bir yazıcı mevcut. Baskı işlemi için çerçevenin üst kısmından boş bir termal renkli baskı sayfası yerleştiriliyor ve resim kuyruğundaki basılmak istenen fotoğraf, kablosuz olarak çerçeveye gönderiliyor. Basılan resim otomatik olarak çerçevenin içine otururken, içindeki eski resim ise çerçevenin alt kısmından dışarıya veriliyor.

Her iki çerçeveye de şu anda düşük fiyatlarla ön sipariş verebilmek mümkün. Ücretsiz 10 baskı ile 2015 sonbaharında gelecek Reframe’in fiyatı 59,95 dolar, 2016 başlarında gelecek olan Makerframe’in fiyatı ise 179,95 dolar olarak belirlenmiş.

Prynt2

Akıllı telefonlar için anlık kamera kılıfı olarak yola çıkan Prynt ise cep telefonuyla çektiğiniz fotoğrafların veya sosyal medya hesaplarınızdaki fotoğrafların Polaroid mantığıyla anında çıktısını almanıza olanak sağlıyor. Prynt ile cep telefonunuzu kılıfa yerleştirmeniz ve fotoğrafı çekip 30 saniye içerisinde fotoğrafı elinize almanız mümkün.

Prynt1

iOS ve Android işletim sistemleriyle çalışan Prynt, şimdilik iPhone 5 ve 6 serisi ile Samsung Galaxy S4 ve S5’lerle uyumlu. Üstelik üzerindeki kendi pili sayesinde cep telefonunuzun şarjını da harcamıyor. Cep telefonunuzu kılıfın içine yerleştirdiğiniz için Bluetooth veya WiFi gibi kablosuz teknolojileri kullanmadığı gibi herhangi bir mürekkep kartuşu da kullanmıyor. Prynt 10 tane baskı kağıdı alabiliyor ve bir şarjda da 20 fotoğraf basabiliyor.

Siyah, pembe, mavi ve beyaz renklerde sunulan Prynt, bir kamera ve baskı işlevi gören parça ile cep telefonu modeline uygun bir adaptörden oluşuyor. Dolayısıyla cep telefonu değiştirmeniz durumunda sadece adaptör kısmını değiştirmeniz yeterli oluyor.

Prynt’in ilginç bir özelliği de çektiğiniz bir kısa videoyu, çekip bastığınız bir fotoğrafla özdeşleştirerek buluta yükleyebiliyorsunuz. Daha sonrasında bastığınız resmi telefon kameranıza tuttuğunuzda o kısa video telefonunuzda gösteriliyor.

Şu anda prototipi üretilmiş olan Prynt’in 99 dolardan toplanan ön siparişlerinin Ağustos 2015’ten itibaren teslime başlanacağı öngörülüyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizden de yukarıdakiler gibi başarıyla fikirden uygulamaya geçirilmiş benzeri teknolojik uyguları göreceğimizi umuyorum. Yüksek teknolojili ürünlerinin, ülkemizin neresinde üretildiğine bakılmaksızın en yüksek teşviki alacağının söylenmesi hızlandırıcı olabilir.

Yeni fitness arkadaşınız: Akıllı ip

İp atlamayı sever misiniz? Her çocuk gibi ben de zamanında bol bol ip atlamışımdır. Maalesef ki yeni yetişmekte olan nesil artık sokak nedir, sokak oyunları nedir öğrenmeden ve sokağın tadına varamadan, elektronik aletler ile kapalı mekânlara hapsedilmiş olarak büyümeye başladı.

Günümüzde insanoğlu gibi, onun kullandığı nesneler de giderek akıllanıyor. Bunların en yenilerinden birisi olarak giyilebilir cihazlar kategorisinde karşımıza çıkan ürün ise akıllı ip. Akıllı ipin içerisinde her zıplamayı izleyen sensörleri, topladığı bilgileri akılı telefon ve akıllı saatlerde birlikte çalıştığı yazılıma göndermeye yarayan Bluetooth özelliği mevcut.

Akilli_ip2

Kullanıcı deneyimi konusuna odaklanmış bir firma olan Tangram Factory adlı bir firmanın ürettiği akıllı ipin enteresan bir özelliği ise üzerinde bulunan LED ışıklar sayesinde siz ip atlarken egzersiz istatistiklerinizi gözlerinizin önünde havada gösteriyor olması. İpin üzerine entegre edilmiş olan bu LED ışıklar, ip önünüzden yukarıdan aşağı doğru geçerken yanıp sönerek egzersizinize ait istatistiklerin gözünüzün önüne sergilenmesini sağlıyor.

LED ışıklar dört haneye kadar size bilgi gösterilebilmesini sağlıyor. Bunlar ip atlama sayınız, o ana kadar yaktığınız kalori miktarı, ip atlamada geçirdiğiniz süre gibi birçok farklı bilgi olabiliyor. İpin tutacağı üzerinde bulunan bir tuş aracılığıyla da bu bilgiler arasında geçiş yapmak mümkün.

Maalesef ip şu an için prototip aşamasında ve satın almak veya ön sipariş vermek mümkün değil. Ancak üretici firma olan Tangram Factory, çok kısa bir zaman içerisinde bir kitlesel fonlama kampanyası ile ipin üretimini gerçekleştirmeyi düşünüyor. Ancak bu kampanya hayata geçtiğinde ip için düşünülen fiyatı öğrenmek mümkün hale gelecek.

Ürünün videosu:

Kablosuz hayatta son gelişmeler

Teknoloji son dönemde o kadar hızlı gelişiyor ki her gün hayatımıza yeni ürünler, yeni yazılımlar, yeni hizmetler giriyor. Daha birkaç on yıl önce hayatımıza giren teknolojiler ya artık tercih etmediğimiz birer nostalji olmuş durumdalar ya da onları kabuk değiştirmiş yeni halleriyle kullanmaya devam ediyoruz.

Kablosuz teknolojiler de insanlık tarihine baktığımızda son dönemde hayatımıza giren yeni teknolojilerden. İnsanlar olarak kablosuz teknolojiyi çok pratik bularak benimsedik ve son yıllarda bu teknolojileri kullanan ürün ve hizmetler günlük hayatımızda geniş yer eder oldu. Örnekler mi? Mesela kablosuz klavye,  fare, modem gibi IT ürünleri, kablosuz elektrikli alet şarjı, kablosuz kontrol üniteleri, kablosuz ödeme sistemleri, masum görüntülü kablosuz casus aletleri ve daha niceleri. Bazı ilginç uygulamalara bakalım.

Kablosuz şarj

Alman elektrikli el aletleri üreticisi Bosch, kablosuz şarj olayını 18 voltluk kablosuz el aletleri için hayatımıza soktu.  Bu sistemde artık cihazın pilini sökerek şarj ünitesine yerleştirmeye gerek kalmadı.

Bosch

Şarj işlemi için el aletini şarj ünitesinin üzerine yerleştirmek yeterli. Üstelik bu yeni teknoloji geri dönük olarak önceki el aletleri için de kullanılabiliyor.

Kablosuz kontrol cihazı

Flow adlı cihaz, kullanıcısına kesintisiz, hassas, hızlı, sezgisel ve akıcı bir deneyim sunan programlanabilir sihirli bir kontrol cihazı. Flow’un el hareketi tanıma ve hassas dokunmatik özellikleri sayesinde iş amaçlı, oyunlarda, akıllı evlerde ve yaratıcılıkla ilgili dijital dünyada kendine yer edineceği açık.

Flow2

Hem taşınabilir hem de kullanım kolaylığı olan Flow, Bluetoth 4.1 desteğiyle geliyor. 70 mm. çap ve 15 mm. yüksekliğinde olan Flow’un dört aydan uzun bir pil ömrü var. Mac desteğiyle hayata geçirilecek cihaz hemen ardından iOS, Android, Linux ve Windows desteği de verecek.

Açık platform üzerine kurulmuş olan cihaza, web ara yüzüyle yüzlerce ayar ve kişisel kontrol kısa yolları tanımlamak mümkün. Duvara monte veya masa üstünde kullanılabilen cihazın tanesi 149 dolar ve Haziran ayını beklememiz gerekiyor.

Kablosuz ajan adaptör

USB kablosu bağlanabilen şarj cihazları çıktığından beri, fişte takılı unutulmuş şarj cihazlarına alışmaya başladık. Bundan yola çıkan tasarımcılar, telefon şarj adaptörü görünümlü casus kablosuz cihaz geliştirdiler. Cihazın yaptığı şey ise kablosuz klavyenizle bastığınız tuşları yakalamak ve tuzağı kuranın cep telefonuna göndermek. Öyle ki cihazı fişten çekseniz bile çalışmaya devam ediyor.

KeySweeper

Ancak “KeySweeper” olarak adlandırılan bu cihaz sadece bazı klavyeleri, özellikle Microsoft markalı olanları etkileyebiliyor.  Microsoft’a göre ise sadece 2011 Temmuz öncesi üretilmiş 2.4 GHz klavyeler etkileniyor. Diğer taraftan günümüzde üretilen markalı birçok kablosuz klavy,e kırılması zor şifreleme yöntemleri kullanıyor. Örneğin Logitech firması kablosuz bilgileri şifrelemede 128-bit AES kullanıyor.

Görüldüğü üzere kablosuz teknolojiler hayatımıza girip bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan da kişisel bilgilerimizin çalınmasına da sebep olabiliyor. Demek ki sadece kullanıcı olmak değil bilinçli bir şekilde kullanmak önemli hale geliyor. Almanların dediği gibi: “Güvenmek iyidir ancak kontrol etmek daha iyidir.”

Volvo’dan bisikletli trafik kazalarını önleyecek yenilikçi kask

İstatistiklere göre Avrupa’daki ölümlü bisiklet kazalarının %50’si otomobil çarpması ile gerçekleşiyor. ABD’de ise her yıl yaklaşık 50 bin bisikletli, ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan kazalara karışıyor.

Volvo’yu ürettiği güvenli arabaları ve güvenliği ön planda tuttuğu yenilikçi çalışmaları ile tanıyoruz. Firma daha önce araçları için çarpışma önleme amaçlı olarak, bisikletlileri ve yayaları kapsayan radar/kamera tabanlı bir algılama sistemi geliştirmişti.

Bunun bir uzantısı olarak Volvo, bisikletliler için yeni geliştirilen bir kask aracılığıyla otomobiller ile bisikletlileri güvenlik amacıyla birbirine bağlamayı hedefliyor. Bu sistem anlık olarak hem Volvo marka arabaların hem de kaskı kullanan bisikletlilerin konumlarını izliyor.

Yaklaşık bir yıl önce Volvo, araçtan bisikletliye iletişim sağlayan güvenlik amaçlı bir iletişim sistemi üzerine, İsveçli koruyucu spor donanım üreticisi olan POC firması ile çalıştığını duyurmuştu. Projeye aynı zamanda İsveçli mobil iletişim firması Ericsson da dâhil. Bu üç firma, otomobillerin ve bisikletlilerin karıştığı trafik kazalarını sonlandırmayı amaçlıyor.

volvo_car2cyclist1

Sistemde bisiklet kullanıcısının gerçek zamanlı olarak konum izlemesi yapan Strava benzeri bir uygulama çalıştıran bir akıllı telefonu taşıması gerekiyor. Uygulama aracılığıyla, bisikletlinin konum verisi, bu sistemin parçası olan tüm Volvo marka arabaların konumlarını da izleyen bulut tabanlı programa gönderiliyor.

volvo_car2cyclist2

Eğer yazılım bisikletli ile bir arabanın çarpışma rotasında olduğunu tespit ederse, her ikisine de bir yakınlık (çarpışma) uyarısı gönderiyor. Araba sürücüsü aracında bulunan, daha önceki bir yazımda tanıtmış olduğum Navdy benzeri, bir araç içi göz hizası yardımcı ekran (head-up display) aracılığıyla uyarılırken, bisikletçi kaskına monte edilmiş olan uyarı ışığı aracılığıyla kendi görüş alanında bir ışık görüyor ve titreşim hissediyor. Bu noktadan sonra her iki taraf da çarpışmadan kaçınmak için hareketine yön verebiliyor.

volvo_car2cyclist4

Her ne kadar özel bir kask kullanımını gerektirse de dileğim Volvo’nun başlattığı bu güvenlik sisteminin önümüzdeki dönemde tüm araçları kapsayacak şekilde hayatımıza girmesi şeklinde. Bu çalışma da gösteriyor ki güvenlik amaçlı giyilebilir teknolojiler gelecekte çok daha fazla hayatımızın içinde olacak.

İlk kez Las Vegas’ta düzenlenen uluslararası CES organizasyonunda bisikletçilerin ve sürücülerin dikkatine sunulacak olan sistemin nasıl işlediğini gösteren videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Otonom robotlar Amazon’da nasıl çalışıyor?

Tek tık ile alışverişten Fire Phone’a kadar Amazon’u, kendine has inovasyon kültürü ile tanıyoruz. Son zamanlarda drone’lar (insansız uçan cihazlar) ile teslimat yapma konusundaki çıkışını hatırlarsınız. Amazon Prime Air olarak adlandırdıkları sisteme göre, 30 dakika veya daha kısa bir sürede siparişlerin müşterilere teslim edilmesi hedefleniyor. Merak edenlere konuyla ilgili videosunu YouTube’dan izlemelerini tavsiye ederim.

Amazon’un Amerika Birleşik Devletleri çapında sekizinci nesil diye adlandırdıkları 10 adet sipariş işleme merkezi var. Amazon bu merkezlerde müşteri tarafından siparişi verilen stok ürünlerini depoda bulunduğu yerden sevkiyatı hazırlayan personele getirme işlemi için Kiva otonom robotlarını kullanıyor.

Geleneksel yöntemde ülkemizdeki e-ticaret sitelerinde de uygulandığı üzere, çalışanlar depo içerisinde dolaşırlar ve talep edilen ürünleri raflardan toplayarak sevkiyat hazırlık bölümüne getirirler. Takdir edersiniz ki böyle bir işlemin insanlar tarafından yapılması zahmetli, zaman alıcı ve rekabette istenmeyen bir durum; özellikle de büyük bir depo söz konusu olduğunda. Bu yöntem ile Amazon’da verimlilik elle toplama yöntemine göre 2 ila 4 kat artmış durumda.

Peki otonom robotlar Amazon’un siparişlerin paketlenmesine nasıl yardımcı oluyorlar? Bu sistemde toplayıcıların büyük bir çoğunluğu sistem dışına alınmış durumda, sadece sabit toplama istasyonlarında çalışanlar var. İşlem gören siparişler bir ekranda gözüküyor ve ürünlerin bulunduğu rafları toplama istasyonuna taşıyan otonom robotlar var.

kiva_robot_2

Robotlar mobil rafların altına girebilecek yükseklikteler. Bir kablosuz ağa bağlı olarak, yerde bulunan barkodları takip ediyorlar ve siparişi olan ürünlerin olduğu rafları bulundukları yerden alarak toplama işi yapılan istasyona götürüyorlar. Robotların üzerinde engelleri algılamak ve kaçınmak için sensörler var. Firmanın ifadesine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 15 binin üzerinde Kiva robot çalışıyor.

Mobil raf toplama istasyonuna geldiğinde, bir lazer işaretleyici ürünün bulunduğu rafı toplayıcıya gösteriyor ve toplayıcı da bir tarayıcı kullanarak onaylama amacıyla ürünün barkodunu taratıyor. Sonra ürünü sistemin gösterdiği tanımlanmış sevkiyat kutusuna yerleştiriyor.

kiva_robot_3

Amazon’un sipariş işleme merkezlerinde Kiva sistemine ilave olarak, yüksek miktardaki stok ürünlerini taşımak için Robo-Stow olarak adlandırılan robot kollar, bir römorku yarım saatte boşaltma yeteneğine sahip görme sistemleri ve çalışanların kolayca kullanılabilmeleri için tasarlanmış bir bilgisayar sistemi mevcut.

Kiva otonom robotlarla yapılan toplama sisteminin nasıl işlediğini gösteren aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.