Tasarım*

Rekabet avantajı olarak tasarım

Tasarım, insan odaklı olarak; kullanıcısına fayda sağlayan, estetik görünümlü, kullanımı kolay, anlamlı deneyimler yaşatacak ürün/hizmet geliştirme süreci olarak tanımlanıyor. Tasarımın esas amacı insanın hayatını kolaylaştırırken yaşamdan aldığı konfor seviyesini yükseltmek. Günlük hayatta kullandığımız giyeceklerden bunların üretildikleri makinelere, oturduğumuz koltuklardan alış veriş yaptığımız internet sitelerine kadar her şeyin bir tasarımı mevcut.

Tasarımda önemli olan ürün veya hizmet kullanıcılarının sorunlarına, günümüz gelişen teknolojilerinden üst düzeyde yararlanarak daha önce bakılmamış farklı bir pencereden bakarak çözümler üretebilmek. Tasarımda teknoloji ve üretim imkânları önemli de olsa hitap edilen insan grubu, toplum veya çevrenin ihtiyaçlarını iyi analiz etmek de oldukça önemli.

Tasarımda proses, her işte olduğu gibi problemin doğru bir biçimde tanımlanması ile başlıyor. Tasarım için gerekli bilgilerin toplumsal ve kültürel öğelerle harmanlanarak çok sayıda ön tasarımlar çıkarılabilir. Bunlar ortaya çıkarılırken elde edilen geri bildirimler kullanılarak daha iyi sonuçlar için tasarımlar yeniden elden geçirilebilir.

Tasarım günümüzde markalar için önde gelen unsurlar arasında yer alıyor. Globalleşen dünyada markalar, ürün ve hizmetlerini benzerleri arasından reklam ve pazarlamanın yanı sıra özgün tasarımları ile ayrıştırıyor. Endüstriyel tasarımı etkin bir araç olarak kullanmak markanın değerini artırıyor ve şirketlere rekabette önemli avantajlardan birini sağlıyor.

Daha önceleri bir lüks aracı olarak kullanılan tasarım, kaynaklara erişimin kolaylaşması, endüstrileşme ve tüketimin artması ile bir ayrıcalık olmaktan çıkıp ürün veya hizmette aranan ve ulaşılabilen özellikler arasına girdi. Sanayi devrimine kadar üretilen her şey genellikle insanoğlunun bir ihtiyacını karşılamaya yönelikti. Ürünün tasarımından çok fonksiyonelliği ön plandaydı. 1800’lü yılların ikinci yarısında tasarım ön plana çıkmasıyla özel tasarımlı sandalyeler, özel tasarımlı çaydanlıklar seri olarak üretilmeye başlandı. Böylece insanların temel ihtiyaçlarını karşılamada eksik olan bu yön, estetiğin eklendiği tasarımlı ürünler ile kapatılmış oldu.

Tasarım estetik, kullanımı kolay ürünler yapmak olarak algılansa da durum sadece ürün tasarlamakla sınırlı değil. Günümüz dünyasında özellikle gelişmiş ülkelerde; ticaret, yiyecek ve içecek, iletişim, bankacılık, taşımacılık gibi sektörlerde de hizmet tasarımları ön plana çıkıyor. Bu nedenle tasarım dendiğinde sadece ürünlerin tasarımı değil hizmetlerin tasarımı da akla gelmeli. Bir restoran veya bir taşımacılık şirketinden hizmet alırken de hizmet alanın hayatını kolaylaştıran, konforunu artıran yeni tasarımlar geliştirilebiliyor.

Teknolojide her geçen gün meydana gelen değişim ve ilerlemeler tasarım konusuna yeni bir imkân oluşturuyor. İnovasyonun da katkısıyla her alanda önceden mümkün olmayan tasarımlar uygulanabilir hale geliyor. Bu nedenle firmalar teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeli ve ürünlerine her geçen gün inovatif düşünce tarzıyla farklı bir gözlerle bakmalı, neyi nasıl daha iyi yapabilecekleri konularına odaklanıp daha iyi tasarımlar ortaya koymalılar.

Tasarım bazı ülkelerde bir yaşam kültürü haline getirilmiş durumda. Şehirlerin kaldırımlardan tutun da günlük hayatta insanların sokaklarda üzerine oturdukları banklara kadar her şey sanki bir tasarım potasında eritilerek gerçekleştirilmiş. Örneğin İsveç’te 1998 yılında çıkarılan “Geleceğin Biçimleri” adlı bir kanunla, insan ihtiyaçlarına uygun nesnelerin tasarlanması teşvik edildi. Buna göre, yapıların ve nesnelerin insan ihtiyaçlarına uyarlanması zorunludur ve bunların biçimleri sayesinde insanları kullanıma yönlendirmeleri gerekir. Tasarım yapılırken çocuklar, yaşlılar, özürlüler gibi gruplar, bu grupların ihtiyaçları ve fiziksel özellikleri ergonomik açıdan dikkate alınarak en geniş insan yelpazesini kapsamalıdır.

Tasarım yalnızca dış görünüş değil, aynı zamanda biçim, sadelik, kullanım kolaylığı, fonksiyonellik ve ekonomikliktir. Apple’ın CEO’su Steve Jobs’a göre, “Tasarım sadece nasıl göründüğü ve hissettirdiği değildir. Tasarım aynı zamanda nasıl çalıştığıdır”.

İyi bir tasarım için, geçmişte başarısını kanıtlanmış örneklerden yararlanmak da mümkün. Ancak tasarımda yaratıcılığın ayrı bir önemi var. Yaratıcılıkta konusunda ise rakiplerle aynı pazara odaklanmışken bu alandaki farklı şeyleri gözlemleyebilme yeteneği ön plana çıkıyor. Bu nedenle firmaların çalışanları için onların yaratıcılıklarını ortaya çıkarabilecekleri çalışma koşullarını sağlamaları önem arz ediyor.

Ülkemizin üretimi ve yapılan ihracat miktarı her geçen yıl artıyor. Dünya rekabetinde önümüzde yer alan ülkelerle rekabet edebilmek için markalaşmaya daha çok önem vermemiz ve bu amaca hizmet edecek tasarımlar ile de fark yaratmamız gerekiyor.

Renklerin kullanımı

Renkler her ne kadar kişisel bir tercihmiş gibi algılansa da kişilerin renkleri nasıl algıladıkları konusu; ürün, firma logosu, vitrin, internet sitesi gibi unsurların tasarımında önemli oluyor. Kırmızı, sarı ve turuncu gibi sıcak renkler davetkâr olup dikkat çekmeye yönelik olarak kullanılıyor. Mavi, yeşil ve mor gibi soğuk renkler ise uyumluluk, güven ve profesyonelliği yansıtıyor. Beyaz renk temizlik ve güvenliği yansıtırken, siyah renk güç, zarafet ve gizemi barındırıyor. Güçlü ve sağlam mesajlar vermek için kahverengi kullanılırken kadınlara hitap eden ürünlerde pembeye ağırlık veriliyor.

Yasal zorunluluklar

Tasarlanan ürünler ve var ise bu ürünler üzerinde bulunan yazılımlar için çeşitli standartlara uymak gerekebiliyor. Örneğin Avrupa Birliği pazarında ve Gümrük Birliği nedeniyle ülkemizde satılacak bir ürünün, eğer Avrupa Birliği direktiflerinden birinin veya birkaçının kapsamına giriyorsa CE işareti taşıması gerekiyor.

Tasarım konusunda destekler

Tasarım konusunda kamu ve özel sektör tarafından atılacak her bir adım, toplumun gelişimi, ihracatın artması ve dolayısıyla refahın artması yolunda katkı sağlayacaktır. Bu nedenle tasarım konusunda kullanılabilecek destekler mevcut.

Konuyla ilgili olarak KOSGEB’in “Genel Destek Programı” altında, işletmelerin ürün tasarımına yönelik olarak aldıkları hizmetler için yapılan harcamalar, içinde bulunduğumuz bölgede %50 oranında ve 15.000 TL üst limite kadar destekleniyor. Burada ürün tasarımı işlemi için patent, faydalı model, endüstriyel tasarım veya entegre devre topografya belgelerinden birinin alınması ile sonuçlandırılmış olması gerekiyor.

Markalaşmanın önemli bir unsuru olan tasarımın doğrudan desteklenmesi amacıyla, 2008/2 sayılı “Tasarım Desteği Hakkında Tebliğ” kapsamında, tasarım şirketleri, tasarım ofisleri ile birlikler, tasarım dernekleri/birliklerinin gerçekleştireceği tanıtım, reklam, pazarlama, istihdam, danışmanlık harcamaları ve yurt dışında açacakları birimlere ilişkin giderlerin %50’si yıllık belirli üst limitler dâhilinde destekleniyor. Konuyla ilgili mevzuata www.ekonomi.gov.tr adresinden ulaşmak mümkün.

TURQUALITY® destek programı kapsamında, Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu işbirliğiyle, Türkiye’de kullanıcının ihtiyaçlarını gözeten, ihracatta ve ulusal pazarda ürüne katma değer ve rekabetçi üstünlük kazandıran iyi tasarımları ödüllendirmek amacıyla her yıl “Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri” veriliyor. 2012 yılı için son başvuru tarihi ise 10 Eylül. Süreç ve ödüller hakkındaki bilgilere www.designturkey.org.tr adresinden ulaşılabiliyor.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– “Çorlu TSO” gazetesi Mayıs 2012 sayısı
– 28.05.2012 tarihli kişisel bloğum
– “Trakya İş Dünyası” dergisi Ağustos 2012 sayısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir