İyiden mükemmele ulaşmayı istemek

İyiden mükemmele ulaşmayı istemek

Aşağıdaki alıntıda geçen kirpi konsepti, otobüse doğru insanları bindirmek, mükemmel şirket gibi kavramlar ve çok daha fazlası için, Jim Collins‘in “İyiden Mükemmel Şirkete” kitabını okumanızı tavsiye ederim. Okumaya devam et

Kurbağaların kule tırmanma yarışı

kule tırmanma yarışı

Günlerden bir gün, kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar. Ve yarış başlamış. Gerçekte, seyirciler arasından hiçbiri, yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:

– Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!

Yarışmaya başlayan kurbağalar, kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi, inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırıyormuş:

– Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!

Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa, büyük bir gayretle mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve bu işi nasıl başardın diye sormuş. O anda farkına varmışlar ki, kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Kule tırmanma yarışı kıssasından hisse

Olumsuz düşünen insanları duymayın! Onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar! Duyduğunuz ve okuduğunuz kelimelerin gücünü düşünün. Bu sebeple her zaman pozitif olmaya çalışın.

 

Kaynak: Kümesteki kartal neden uçamaz? – Burak Büyükdemir

Tavuklar ve Kartallar*

Bir zamanlar, büyük bir dağın tepesinde bir kartal yuva yapmış. Bir süre sonra kartalın, dört adet yumurtası olmuş. Yumurtalar henüz kuluçka dönemlerindeyken dağda bir deprem olmuş. Kartalın yuvasındaki dört yumurtadan biri, depremin şiddetiyle yuvadan düşüp, dağın tepesinden yuvarlana yuvarlana vadideki bir çiftliğe dek ulaşmış. Bu çiftlik, bir tavuk çiftliğiymiş. Çiftlikteki tavuklar, kendi yumurtalarına pek benzemeyen bu değişik ve biraz da büyük yumurtayı sahiplenmek istemişler. Yaşlı bir tavuk, yumurtayı koruması altına almış ve öteki yumurtalardan çıkacak yavrulardan ayırmaksızın büyütmeye karar vermiş.

Günü dolup, zaman geldiğinde yumurtanın içindeki kartal yavrusu kabuğunu kırmış ve dünyaya gelmiş. Bir tavuk çiftliğinde bulunduğunu ve kendisinin de çevresindeki yüzlerce tavuğun arasında olduğunu görünce, kendini de tavuk sanmış ve çiftlikteki tavuklarla birlikte, oda bir tavuk gibi büyümeye başlamış.

Yalnızca o, kendisini tavuk gibi görmekle kalmıyor, çiftlikteki tüm tavuklar da onu bir tavuk olarak görüyorlar ve ona bir tavukmuş gibi davranıyorlarmış. Zaman zaman içinden, “Ben çevremdeki tavuklara benzemiyorum… Acaba ben kimim?” diye soruyormuş.

Ama bu kuşkusunu bir türlü dile getiremiyormuş. Ne de olsa o da bir tavukmuş ve tavuk olduğunu da bilmeli, kabul etmeliymiş. Bir gün çiftlikte öteki tavuklarla birlikte oyun oynarken, yukarılardan birkaç kartalın özgürce uçtuklarını görmüş.

Kendini tutamamış, yüreğinde bir anda oluşan coşkuyla haykırmış:

– Aman Allah’ım! Ne kadar güzel uçuyorlar! Ben de onlar gibi uçmak istiyorum…

Tavuklar, onun bu sözlerine hep birlikte gülmüşler.

– Sen bir tavuksun. Şunu asla aklından çıkarma: Tavuklar, kartallar gibi uçamazlar.

Küçük kartal, o günden sonra hemen her gün gökyüzüne bakıyor ve yukarılarda uçan kartal arıyormuş gözleriyle…

Bir kartal gördüğünde ise çiftlikteki öteki tavukları unutuyor, gökteki kartal gözden kayboluncaya dek büyük bir hayranlıkla ve özlemle onu izliyormuş. Sonra da tüm hayranlığını ve özlemini, kartal gördüğü her zaman olduğu gibi, hep aynı sözlerle dile getiriyormuş:

– Ah tanrı; ne olurdu sanki, ben de onlar gibi uçabilsem… Ben de onlar gibi özgürce kanat açabilsem göklerde…

O böyle konuştukça, bu kez çevresindeki tüm tavuklar da her zaman söyledikleri sözleri bir kez daha yineliyorlarmış:

– Vazgeç düşlerinden… Sen tavuksun ve hep tavuk olarak kalacaksın…

Küçük kartal, çevresindeki tavukların her gün birkaç kez yineledikleri bu sözlerinden öylesine etkilenmiş ki… Sonunda bir kartal gibi göklerde özgürce kanat açmak düşüncesinden vazgeçmiş ve yaşamını bir tavuk gibi sürdürmeyi kabul etmiş; bir tavuk gibi sürdürdüğü yaşamının sonunda bir tavuk gibi ölmüş.

*Kaynak: Kümesteki kartal neden uçamaz? – Burak Büyükdemir