AB’de KOBİ’ler*

Küçük ve orta boy işletmeler, teknolojideki değişimin hız kazanmasıyla birlikte küresel rekabetin giderek yoğunlaştığı günümüz dünyasında, bulundukları bölgelerdeki üretim ve istihdama olan katkıları, esnek üretim yapıları ve değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlayan dinamik yapıları ile tüm dünya ekonomisinin vazgeçilmez birer parçası halindeler.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği’ndeki küçük ve orta ölçekli işletmelere dair hazırlatmış olduğu bir raporu yayınladı. Rapora göre, Avrupa ekonomisindeki 20,7 milyon adet KOBİ, AB üyesi ülkelerdeki tüm işletmelerin %99,8’ine denk geliyor. Öyle ki AB’deki tüm işletmelerin %92,2’sini on kişiden az çalışanı olan mikro KOBİ’ler oluşturuyor. KOBİ’ler AB’deki toplam istihdamın %67’sini gerçekleştirirken,  gayrı safi değerin %58’ini geçekleştiriyor. 87 milyon kişiyi aşan istihdamlarıyla AB’deki KOBİ’ler AB ekonomisinin belkemiği olarak görülüyor. Rapora http://ec.europa.eu/enterprise/policies/sme/facts-figures-analysis/performance-review adresinden ulaşmak mümkün.

KOBİ’lerin performansları ise üye ülkeler arasında önemli ölçüde değişiklikler gösterebiliyor. Almanya gibi ileri teknoloji ve orta-ileri teknoloji ile üretim yapan ve bilgi yoğun hizmetlerin yer aldığı pazarlarda bulunan, yüksek yatırım ve ihracatın yapıldığı sektörlerde yer alan firmaların durumları diğerlerine göre daha hızlı ilerliyor. Rapora göre işgücü verimliliği üzerinde olumlu etkiler yaşanmasına rağmen, AB’deki KOBİ’ler genelde işsiz büyüme eğilimindeler.

AB’de 46 bine yakın ileri teknoloji üretim yapan ve 4,3 milyondan fazla da eczacılık ürünleri, elektronik, bilimsel arge, yaratıcı endüstriler, hukuk ve muhasebe gibi bilgi yoğun hizmetler sunan KOBİ mevcut. Bu firmalar toplamda AB’deki KOBİ’lerin %21,1’ini temsil ediyorlar. Almanya en çok ileri teknolojili üretim yapan KOBİ’lere sahipken, İtalya, İngiltere ve Fransa en çok bilgi tabanlı hizmet sunan KOBİ’lerii bünyelerinde barındırıyor.

Büyüme, istihdam ve rekabet gücünü artırmaya yönelik politikalar “Avrupa 2020” stratejisinin birer parçası durumunda. AB ekonomisinin bel kemiği olarak KOBİ’ler, 2008 krizi sonrası önemli ve dinamik bir rol oynuyorlar. AB’de toplam istihdam 2011 yılında binde iki artmışken, 2012 yılında binde iki azalmış olması bekleniyor.

Avrupa’da giderek artan oranda bilgi güdümlü bir ekonomi olduğu göz önüne alındığında, bu bilgi ekonomisinde KOBİ’lerin rolünün oldukça önemli olduğu da yadırganamaz. Bilgi ve teknoloji odaklı KOBİ’ler, AB ekonomisi için büyüme motoru olarak görülüyor.

AB’deki işletmelere bakıldığında; %92,2 gibi ezici bir çoğunluğu on kişiden az çalışanı olan işletmeler, %6,5’i 10-49 arası çalışanı olan, %1,1’i 50-249 arası çalışanı olan ve geri kalan %0,2’si ise 250’den fazla çalışanı olan büyük işletmelerden oluşuyor.

Avrupa çapındaki KOBİ’ler 2005 yılında ortalama olarak 4,34 kişi istihdam ederlerken, bu rakam 2011 yılında 4,23 kişi ve 2012 yılında da 4,22 kişi olarak gerçekleşmiş durumda. Bu rakamlara bakarak, ortalama istihdam konusunda 2005 yılından bu yana giderek azalan bir eğilim olduğundan söz edebiliriz. Bu rakamdaki azalma KOBİ sayısındaki artış hızının, KOBİ’lerin istihdamındaki artış hızının altında kalmasından kaynaklanıyor. Aynı şekilde AB’deki büyük işletmeler için firma başına ortalama istihdam 2010 yılında 973 kişi iken 2011 yılında 968 kişi olarak gerçekleşti.

İlaç, bilgisayar, elektronik gibi ileri teknoloji ve kimya, makine, motorlu araçlar gibi orta-ileri teknoloji üretimi yapan KOBİ istihdamı konusunda; 2009-2011 yılları arasında AB ortalamasının üzerinde en yüksek paya Slovakya sahip olurken, onu Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Finlandiya, Malta, Almanya, İsveç, Danimarka ve İtalya izledi.

Bizdeki durum

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2011-2013 KOBİ Stratejisi Eylem Planını Nisan 2012 tarihinde yayınladı. Planda yer alan verilere göre ülkemizdeki toplam işletmelerin %99’una denk gelen KOBİ’ler,  toplam istihdamın ise %78’ini gerçekleştiriyorlar. Ülkemizde KOBİ’lerin sağladığı istihdam oranı AB’deki KOBİ’lerin sağladığından 11 puan daha fazla. Bu oran da KOBİ’lerin ekonomimizdeki öneminin bir göstergesi niteliğinde. Bakanlığın yayınladığı plana http://www.sanayi.gov.tr/Files/Documents/KOSGEB_Katalog.pdf adresinden ulaşmak mümkün.

Adı geçen planda ülkemizde KOBİ’lerin toplam sayısı 3,2 milyon ve büyük işletmeler ise 3 bin 329 adet olarak belirlenmiş. Ölçeklerine bakıldığında ise işletmelerin %95,6’sı mikro, %3,8’i küçük, %0,5’i orta ve %0,1’i ise büyük ölçekli durumda. AB ülkeleri ile karşılaştırdığımızda mikro ölçekli işletme oranımızın da daha yüksek olduğu görülüyor.

Ülkemizdeki KOBİ’lerin sektörel dağılımına bakıldığında %42’si diğer hizmetler, %40’ı ticaret, %13’ü imalat, %4,7’si inşaat,  %0,2’si madencilik ve %0,1’i de enerji sektörlerinde bulunuyor. KOBİ’ler toplam yatırımların %50’sini yapıp, toplam satışların %65,5’ini gerçekleştirerek toplam katma değerin %55’ini üretiyorlar. KOBİ’ler aynı zamanda toplam ihracatımızın da %59’unu gerçekleştiriyor.

İmalat sanayi açısından bakıldığında, KOBİ’lerin %62,5’i düşük teknolojili imalat sanayi, %24,3’ü orta-düşük teknolojili imalat sanayi, %12’si orta-ileri teknolojili imalat sanayi ve yalnızca %1,3’ü ileri teknoloji imalat sanayi sektörlerinde yer alıyor. Oranlardan da anlaşılacağı üzere, KOBİ’lerimizin büyük bir çoğunluğu düşük teknolojili imalat sektöründe yer alıyor.

KOBİ’lerimiz sürekli artan rekabet ortamında ürün ve hizmet çeşitliliğini sağlamak, inovatif çözümler üretmek ve arge yaparak yeni ürünler geliştirmek zorundalar. Bunları sağlamak için kurumsal kapasitelerini geliştirmeleri, ihracata yönelmeleri ve bu vizyonu gerçekleştirmek için gerekli tüm diğer adımları atmalıları gerekli. Bu yolculukta faydalanabilecekleri KOSGEB, kalkınma ajansları, TEYDEB gibi destek ve hibe veren çeşitli kuruluşlardan faydalanmaları da mümkün.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– 20.12.2012 tarihli kişisel bloğum
– “Trakya İş Dünyası” dergisi Ocak 2013 sayısı