2016’da Trakya ihracatının durumu

Trakya bölgesi, Türkiye ekonomisinin lokomotifi durumunda olan Marmara Bölgesi’nde yer alması ve özellikle de İstanbul’un Avrupa’ya açılan komşusu olması sebebiyle her geçen yıl ekonomik anlamda büyümeye devam ediyor.

Özellikle İstanbul’un son yıllarda daha çok ticaret ve turizm şehri kimliğine bürünmeye başlamasıyla birlikte, İstanbul’da yer alan çeşitli sektörlerden sanayi tesisleri kademeli olarak İstanbul dışına, özellikle de Trakya bölgesine doğru göç ediyor.

Bölgenin İstanbul’a komşu olması, üretim tesisleri için gerekli arazilerin ve organize sanayilerin varlığı, diğer bölgelere nazaran nitelikli işgücünün bölgede bulunması da bölgeyi sanayi tesisleri için daha cezbedici hale getiriyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM’in yayınladığı rakamlara göre; 2016 yılı, toplam 131,7 milyar dolarlık ihracatla Türkiye dış ticareti açısından çok da verimli bir yıl olarak geçmedi. En büyük ihracatçı il, her zaman olduğu gibi 57,4 milyar dolarlık ihracatıyla %43,6 pay alan İstanbul oldu. Toplam ihracatın içerisinde Trakya illerinden Tekirdağ 722,9 milyon dolar ile %0,55 pay alırken, Kırklareli 135,1 milyon dolar ile %0,10, Edirne ise 33,5 milyon dolar ile %0,03 pay aldı.

81 vilayet arasında Tekirdağ en çok ihracat yapan yirminci vilayet olurken, Kırklareli kırk altıncı, Edirne ise altmış ikinci vilayet oldu. Üç Trakya ilinin toplam ihracatı 891,5 milyon dolar ile toplam Türkiye ihracatının %0,68’ine denk geliyor ve görünen o ki on yedinci sırada yer alan Mardin vilayetine yaklaşık olarak denk geliyor.

2016 yılında Tekirdağ’da öne çıkan en önemli ihracatçı sektörler 170,8 milyon dolar ile “Hazır giyim ve Konfeksiyon”, 112,9 milyon dolar ile “Kimyevi Maddeler ve Mamulleri ”, 105 milyon dolar ile “Tekstil ve Hammaddeleri”, 99 milyon dolarla “Elektrik Elektronik ve Hizmet” ve 64 milyon dolar ile “Otomotiv Endüstrisi” oldu.

Kırklareli’nde 2016 yılında en önemli ihracatçı sektörler 47,6 milyon dolar ile “Hazır giyim ve Konfeksiyon”, 40,8 milyon dolar ile “Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri”, 30 milyon dolar ile “Tekstil ve Hammaddeleri”, 5,2 milyon dolar ile “Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri” ve 4,7 milyon dolar ile “Yaş Meyve ve Sebze” oldu.

Edirne’de ise 2016 yılında en önemli ihracatçı sektörler 18,8 milyon dolar ile “Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri”, 3 milyon dolar ile “Yaş Meyve ve Sebze”, 2,1 milyon dolar ile “Kimyevi Maddeler ve Mamulleri ”, 1,7 milyon dolar ile “Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller” ve 1,6 milyon dolar ile “Makine ve Aksamları” olarak gerçekleşti.

İllerin en çok ihracat yaptığı ülkelere bakacak olursak; Tekirdağ en çok 139,4 milyon dolar ile Almanya, 38 milyon dolar ile İngiltere ve 36,3 milyon dolar ile Fransa’ya ihracat gerçekleştirdi. Kırklareli 13,4 milyon dolar ile İspanya, 10,5 milyon dolar ile Bulgaristan ve 9,9 milyon dolar ile Çin’e ihracat yaparken Edirne 6,9 milyon dolar ile Bulgaristan, 3 milyon dolar ile Tayland ve 2,8 milyon dolar ile Filipinler’e ihracat geçekleştirdi.

İstanbul firmalarının üretim tesislerinin Trakya bölgesine taşınması, ancak bu firmaların merkezlerinin İstanbul’da kalmaya devam etmesi, bölgenin ihracat potansiyelinin olduğundan düşük gözükmesini etkilemeye devam ediyor diyebiliriz.

 

2014 yılı ihracatında ilk bin firma ve Trakya ihracatı

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 2014 yılı için Türkiye’nin ilk 1.000 ihracatçı firmasına dair verileri Konya’da düzenlenen bir toplantıda açıkladı. TİM verileri ışığında düzenlediğim bazı verileri aşağıda bulabilirsiniz:

  • Türkiye’nin 2013 yılı ihracatı 151,6 milyar dolar iken 2014 yılı ihracatı 157,6 milyar dolara yükseldi. (%3,9 artış)
  • Trakya bölgesinin (Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne) 2013 yılı ihracatı 905,6 milyon dolar iken 2014 yılı ihracatı ilk defa 1 milyar dolar seviyesini aşarak, 1 milyar 54 milyon dolar olarak gerçekleşti.
  • İlk 1.000 firmanın toplam ihracattaki payı 2014 yılında %58,8 olarak gerçekleşti. Bu oran 2013 yılında %59,6 idi. (0,8 puan azalma)
  • 2014 ihracatının %49,4’ünü ilk 500 firma, %9,4’ünü ikinci 500 firma gerçekleştirdi. Geri kalan %41,2’sini yaklaşık 60 bin firma gerçekleştirdi.
  • İlk 1.000 ihracatçı firma içinde Marmara’dan 591 (bunların 443’ü İstanbul), Ege’den 137, Güneydoğu’dan 88, İç Anadolu’dan 82, Akdeniz Bölgesi’nden 63 firma var. (Görüldüğü üzere ihracatı Marmara Bölgesi, özellikle de İstanbul ili sırtlanmaya devam ediyor.)
  • 2013 yılında Trakya’dan 15 firma (13 adet Tekirdağ ve 2 adet Kırklareli) ilk 1.000 ihracatçı arasına girerken bu rakam 2014 yılında Trakya’dan 17 firma (15 adet Tekirdağ ve 2 adet Kırklareli) olarak gerçekleşti.
  • İlk 1.000 ihracatçı firmanın sektörel dağılımına bakıldığında en fazla firma ile yer alan sektörler 171 firma ile hazırgiyim ve konfeksiyon, 98 firma ile kimyevi maddeler, 88 firma ile çelik sektörleri oldu.
  • Trakya’dan ilk 1.000’e giren firmaların sektörleri ise hazırgiyim ve konfeksiyon (5), demir ve demir dışı metaller (4), tekstil ve hammaddeleri  (2), hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri (2), elektrik elektronik ve hizmet (1), iklimlendirme sanayii (1), kimyevi maddeler ve mamulleri (1) ve otomotiv endüstrisi (1) şeklinde gerçekleşti.

Şubat 2011 tarihinde yazdığım “Milyar dolarlık ihracata doğru” yazısında Trakya’nın ve özellikle Tekirdağ’ın milyar dolarlık ihracat yolunda ilerlediğinde bahsetmiştim. Trakya olarak bunu gerçekleştirdik. Şimdi Tekirdağ olarak milyar dolarlık ihracatı gerçekleştirmeye sıra geldi. Umarım bölgede doğru adımlar ve doğru yatırımlar ile en kısa sürede bu gerçekleşecektir. Çünkü ihracat, Türkiye ve büyüyen Trakya ekonomisinde gelir ve istihdam açısından oldukça önemli yere sahip.

İhracatta Tekirdağ*

Grafik

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) her ay düzenli olarak ihracatımıza ait gerçekleşen rakamları açıklıyor. Son açıklanan rakamlara göre, ülkemizin 2012 yılındaki toplam ihracatı 151,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu miktarın 137,7 milyar dolarlık kısmı ihracatçı birlikleri aracılığıyla gerçekleşirken, 14,2 milyar dolarlık kısmı da ihracatçı birlikleri kaydından muaf olarak gerçekleşti. Bir önceki yıl olan 2011 ile karşılaştırdığımızda, toplam ihracatımız %12,6 oranında artmış durumda.

2012 yılı ihracatımızın 114,4 milyar dolar ile %83,1’lik kısmı “sanayi ürünleri”, 19,2 milyar dolar ile %13,9’luk kısmı “tarım ürünleri” ve 4,2 milyar dolar ile %3’lük kısmı da “madencilik” ürünlerinden gerçekleşti. En büyük ihracat kalemleri sırasıyla “otomotiv endüstrisi”, “kimyevi maddeler”, “hazır giyim & konfeksiyon”, “çelik “ve “elektrik-elektronik makine” oldu.

En büyük ihracat partnerimiz 12,9 milyar dolar ile Almanya olurken, onu 10,8 milyar dolar ile Irak, 8 milyar dolar ile İngiltere, 6,8 milyar dolar ile Rusya ve 6,3 milyar dolar ile de İtalya takip etti. İhracatımızdaki ilk beş ülke toplam ihracatımızdan %32,5 pay alırken, ilk yirmi ülke için bu oran %68 olarak gerçekleşti. Buna göre ihracatımızın üçte ikilik kısmını yirmi ülkeye gerçekleştiriyoruz.

İhracatta Tekirdağ’ın durumu

2012 yılında gerçekleşen 151,9 milyar dolarlık ihracatımızın içerisinde, %44,3 ile en büyük paya sahip il İstanbul olurken, Tekirdağ %0,48’lik pay ile en çok ihracat yapan yirmi birinci vilayet oldu.

2006 yılında 407,7 milyon dolar olan Tekirdağ’ın ihracatı, aşağıdaki Grafik 1’de görüleceği üzere geçen yıllar zarfında dalgalı bir şekilde artarak 2012 yılında 656,7 milyon dolara yükseldi. Bunun yanı sıra Tekirdağ, 2006 yılında en büyük on yedinci ihracatçı il iken 2012 yılında yirmi birinci sırada yer aldı.

Grafik-T1

2006 ve 2012 yılları arasında en çok ihracat yapan iller sıralaması incelendiğinde; İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve Ankara’dan oluşan ilk beşin ve bu beşli içerisinde İstanbul’un birinciliğinin değişmemesinin yanında, Kocaeli’nin Bursa’nın ikinciliğini elinden aldığı görülüyor. Tekirdağ ise 2006 yılında on yedinci büyük ihracatçı vilayet iken geçen süre zarfında ihracat miktarını artırmasına rağmen yirmi birinciliğe kadar düşmüş durumda. Buradan Tekirdağ’ın ihracatını diğer vilayetlere göre daha düşük oranda artırdığı sonucunu çıkarabiliriz.

Aşağıdaki Grafik 2’de Tekirdağ’dan 2012 yılında yapılan ihracatın ülkelere göre dağılımı görülüyor. Buna göre Tekirdağ’dan en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla 115 milyon dolar ile Almanya, 47 milyon dolar ile İngiltere, 51 milyon dolar ile İtalya, 41 milyon dolar ile Fransa ve 16 milyon dolar ile Rusya oldu. Toplamda ihracat yapılan ülke sayısı 146 ve bir milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısı da 79 olarak gerçekleşti. 2012 yılında Tekirdağ’dan en çok ihracat yapılan ilk on ülkenin payı %51 olarak gerçekleşti.

Grafik-T2

Tekirdağ’dan yapılan ihracatta en büyük paya sahip olan sanayi sektörlerinin dağılımı da aşağıdaki Grafik 3’te görüldüğü gibi oldu. Buna göre %21,9 ile “hazır giyim ve konfeksiyon” en çok ihracat yapılan sektör olurken, onu sırasıyla %15,2 ile “kimyevi maddeler ve mamulleri”, %14,2 ile “elektrik-elektronik”, %12,9 ile “tekstil ve hammaddeleri” ve %7,3 ile “taşıt araçları ve yan sanayi” sektörleri takip etti.

Grafik-T3

Yaşadığımız süreçte İstanbul sanayisinin şehir dışına çıkarılmasının da etkisiyle Trakya bölgesinde sanayileşme giderek artıyor ve mevcut sanayi tesisleri ıslah organize sanayi bölgeleri çatısı altında toplanıyor. Hali hazırda yapılmakta olan ve önümüzdeki dönemde yapılacak üretime ve lojistiğe yönelik yeni yatırımları da düşünüldüğümüzde, ihracat yapılan ülkelerin sayısı ve yapılan ihracat miktarlarının artacağını rahatlıkla söylenebiliriz. Önümüzdeki süreçte bölgeye gelen firmaların şirket merkezlerinin de Tekirdağ’a alınması söz konusu olduğunda, Tekirdağ ihracatının milyar dolarlar seviyesine çıkacağını öngörebiliriz.

Bölgemizde bulunan firmaların ihracata başlama konusunda devlet desteklerinden daha çok faydalanmaları, ihracat yapan firmaların ise yeni pazarlara açılmaları için, firmalara hizmet veren Avrupa İşletmeler Ağı, KOSGEB, Ekonomi Bakanlığı, ihracatçı birlikleri, kalkınma ajansları gibi kuruluşlardan en üst düzeyde faydalanmaları ve hibe, kredi veya bilgi desteği almaları büyük önem taşıyor.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– “Çorlu TSO” gazetesi Ocak 2013 sayısı
– 28.01.2013 tarihli kişisel bloğum
– “Trakya İş Dünyası” dergisi Şubat 2013 sayısı

İhracatımızdaki değişim*

ihracat-2

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 2000 yılından bu yana gerçekleşen ihracat rakamlarımızı her ay güncel durumları ekleyerek yayınlıyor. Bu rakamları incelediğimizde, 2000 yılında 27 milyar USD olan ihracatımızın, 2011 yılsonu itibariyle yıllık 134,5 milyar USD seviyelerine kadar, (2009 yılındaki kriz haricinde) sürekli olarak arttığını görüyoruz (tim.org.tr/tr/ihracat-ihracat-rakamlari-tablolar.html). Zaman içerisinde nüfusumuz artar ve ekonomimiz büyürken ihracat rakamlarımız da bunlara paralel bir şekilde artış gösterdi.

Dünya Bankası’nın databank.worldbank.org  adresinde çeşitli veritabanları mevcut. Bu listedeki veritabanlarından “Exporter Dynamics Database: Country-Year” seçeneğini seçerek ülkelerin yaptıkları ihracatları çeşitli açılardan incelemek mümkün.

İstatistikler ne diyor

Dünya Bankası’nın veritabanında yer alan bilgilere göre, 2002 yılında 30.207 olan ihracatçı sayımız 2010 yılına gelindiğinde %60’lık bir artışla 48.010’a yükselmiş durumda. Yine ihracatçı başına düşen ortalama ihracat miktarı 1,1 milyon dolardan 2,2 milyon dolar seviyesine yükselmiş durumda. Hatta bu rakam 2008 krizi öncesi, ihracatçı başına ortalama 2,6 milyon dolar seviyelerini de gördü. Bu bilgilere göre, ülkemizde 2002-2010 yılları arasında ihracat yapan firma sayısı arttığı gibi firma başına ortalama ihracat miktarı da yaklaşık iki kat arttı.

Ülkemiz ihracatının önemli bir kısmının gelişmiş ülkelere yapılıyor olması, hedef pazarlarda rekabet edebilmek için ileri teknoloji kullanımını gerektirmiş ve bu da ürün ve pazar çeşitliliğini desteklemiştir. Geçtiğimiz yıllarda çeşitli ülkelerle yapılan serbest ticaret anlaşmalarıyla, ekonomisi ve nüfusu hızla gelişmekte olan ülkeler, ihracat yapılan pazarlara dönüştürülerek ihracattaki artışa destek sağlandı.

Veritabanında yer alan bilgiler incelenmeye devam edildiğinde, ülkemizde ihracatçı başına 6 haneli HS kodu farklı ürün çeşidi sayısı 2002 yılında 8 iken 2010 yılında gelindiğinde 11’e çıktığı görülüyor. Aynı süre zarfında her 6 haneli HS ürün grubu başına ihracatçı sayısı da 61’den 123’e yükseldi. Bu demek oluyor ki bir yandan her ürün çeşidi için ihracat yapan firma sayımız artarken, diğer yandan da ihracatçı firmalarımız ihracat yaptıkları ürün çeşitlerini artırmış bulunuyor.

İhracatçı dinamikleri veritabanındaki verilere göre, ihracat yaptığımız her ülke başına ihracatçı firma sayımız 2002 yılında ortalama 498 iken 2010 yılına geldiğimizde bu sayı 968’e çıkmış durumda. Bu da ihracatçılarımızın mevcut pazarlarının haricinde yeni pazarlara açıldığını destekliyor.

TİM verileri ne diyor

2011 yılı ihracat rakamlarına baktığımızda, toplam ihracatımızın %55,5’lik kısmı ilk 500 büyük ihracatçı firma tarafından, %9,3’lük kısmı ise ikinci 500 büyük ihracatçı firma tarafından yapıldı. Yani ihracatımızın %64,8’lik kısmı (yaklaşık üçte ikisi) ilk bin büyük ihracatçı firma tarafından gerçekleştirildi. İhracatımızın kalan %35,2’lik kısmı ise geri kalan yaklaşık 48 bin firma tarafından gerçekleştirildi.

Yine 2011 yılında en büyük ihracat gerçekleştiren ilk bin firmanın 475 tanesi İstanbul menşeli. Bunların arkasından 66 tane ile İzmir, 63 tane ile Gaziantep, 62 tane ile Kocaeli ve 48 tane ile Bursa firmaları geliyor. İlk bin büyük ihracatçı firma listesinde firmaların bölgelerine bakıldığında ise 614 adetle Marmara Bölgesi birinci durumda iken onu sırasıyla 118 adet ile Ege, 83 adetle Güneydoğu Anadolu ve 76 adetle İç Anadolu bölgeleri takip ediyor.

Aynı dönemde ilk 500 büyük ihracatçı firmanın ortalama personel sayıları 694 olarak gerçekleşmişken, ikinci 500 büyük ihracatçı firmanın ortalama personel sayıları 353 kişi olarak tespit edilmiş. Yine ilk bin büyük ihracatçı firma içerisinde yabancı sermayeli firma sayısı 151 adetle %15,4 olarak gerçekleşti.

İhracat kompozisyonunda değişim

Uluslararası Ticaret Merkezi – ITC’nin; Birleşmiş Milletler İstatistik Bölümü’nün COMTRADE veritabanına dayanarak trademap.org sitesinde yayınladığı dünya ülkelerinin dış ticaret verilerine göre, ülkemizin 2001 ve 2011 yıllarındaki yaptığı ihracatların ürün gruplarına göre miktar ve oransal dağılımı incelendiğinde 2001 yılında 31 milyar USD olan ihracatımızın 2011 yılına gelindiğinde 134 milyar USD seviyesine yükseldiği görülüyor.

trademap analizi1 

2001 yılında ihracatımızda bir numara olarak %11,6 ile “Örme veya tığ işi giyim, aksesuar” grubu yer alırken, bu grup 2011 yılına gelindiğinde %6,2 ile beşinci grup olarak yer aldı. “Örme veya tığ işi olmayan giyim, aksesuar” grubu 2001 yılında ihracatımızdaki ikinci önemli grupken, 2011 yılında sekizinci büyük grup oldu. “Taşıtlar” grubu bu dönem başında üçüncüyken en çok ihracat yapılan birinci grup oldu. “Elektrikli ve elektronik donanımlar” grubu dördüncülüğünü korurken, “Demir ve çelik” grubu beşincilikten üçüncülüğe, “Makine, nükleer reaktörler, kazanlar, vb.” grubu ise altıncılıktan ikinciliğe yükseldi.

İhracatımızdaki ilk on grubun toplam ihracatımızdaki payı 2001 yılında %59,9 iken 2011 yılında %60,6 olarak gerçekleşti. Verilerden de anlaşılacağı üzere 2001-2011 yılları arasında geçen süre zarfında hem toplam ihracat miktarımız, hem ürün gruplarına göre ihracat miktarlarımız artarken, sektörlerin sıralamadaki yerlerinin değiştiği de göze çarpıyor. Örneğin tekstil ve gıda gibi sektörler listede alt sıralara düşerken, taşıt, makine, demir çelik, plastik gibi sektörler üst sıralara yükselmiş durumda.

trademap analizi2 

ITC verilerine göre, 2001 yılında ihracatımızdaki ilk on ülkeye toplam ihracatımızın %64,7’si gerçekleştirilmişken bu oran 2011 yılında %49,6 olarak gerçekleşti. 2001 yılında en çok ihracat yaptığımız ilk on ülke arasında Rusya Federasyonu, ABD ve İsrail harici tüm ülkeler AB ülkesi iken 2011 yılında Irak, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri de ilk on ülke arasında yer aldı. Almanya tüm bu dönemlerde ihracatımızdan aldığı payı giderek azalsa da en büyük ihracat pazarımız olma özelliğini korudu.

Sonuç

Her geçen yıl ihracatçı firma sayımız artarken ihracatçı firmaların ürün ve hedef pazar çeşitlilikleri de artıyor. Dünya rekabetinde öne geçebilmek için; markalaşmaya gereken önemi vererek, özellikle yenilikçi ve katma değeri yüksek olan ürün ve hizmetlere yönelerek, mevcut ve yeni pazarlardaki rekabet gücümüzün artırılması gerekiyor. Unutmamak gerekli ki ticarette para malı satarken değil alırken kazanılır. Dolayısıyla en büyük ithalat kalemlerimizin enerji ile ilgili olduğu düşünülürse, bu konuda gerekli adımların atılması da ayrıca büyük önem taşıyor.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– “Çorlu TSO” gazetesi Kasım 2012 sayısı
– 26.11.2011 tarihli kişisel bloğum

Milyar dolarlık ihracata doğru*

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine göre ülkemizin 2010 yılı ihracatı 112,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Buna göre 2010 yılında ihracatımız bir önceki yıla göre %11 artarken kriz öncesi en üst seviyeye ulaştığı 2008 yılına göre %14 azalmış oldu.

2010 yılında en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk 20 ülkenin toplam ihracatımızdan aldığı pay %68 olarak gerçekleşti. En çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Irak, Rusya Federasyonu, ABD, İspanya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Bu on ülkeye toplam ihracatımızın %49’u yapıldı.

İhracatta Tekirdağ’ın Durumu

2010 yılında gerçekleşen 112,2 milyar dolarlık ihracatımız içerisinde, en büyük paya sahip il %46,2 ile İstanbul olurken Tekirdağ %0,56’lık pay ile en çok ihracat yapan on sekizinci vilayet oldu.

2004 yılında 352,6 milyon dolar olan Tekirdağ’ın ihracatı, aşağıdaki Grafik 1’de de görüleceği üzere yıllar zarfında dalgalı bir şekilde artarak 2010 yılında 624,9 milyon dolara yükseldi. Bunun yanı sıra Tekirdağ 2004 yılında en büyük on beşinci ihracatçı il iken ihracatını oldukça artırmasına rağmen 2010 yılında on sekizinci sırada yer aldı.

Grafik1

2004 ve 2010 yılları arasında en çok ihracat yapan iller sıralaması incelendiğinde; İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve Ankara’dan oluşan ilk beşin ve bu beşli içerisinde İstanbul’un birinciliği ile Bursa’nın ikinciliğinin değişmediği görülüyor. Zaman içerisinde Sakarya, Trabzon ve Adana sıralamada gerilerken; Gaziantep, Denizli, Hatay, Mersin, Kayseri ve Antalya’nın sıralamada yükselen iller olarak ön plana çıktığı görülüyor.

Özellikle Konya ve Antalya illerinin 2004 yılında 250 milyon dolar civarında olan ihracatlarıyla sıralamada Tekirdağ’ın altında yer alırken, 2010 yılında bir milyar dolar seviyelerine yükselttikleri ihracatlarıyla büyük birer başarı elde ettikleri görülüyor.

Aşağıdaki Grafik 2’de 2010 yılında Tekirdağ’dan yapılan ihracatın ülkelere göre dağılımı görülüyor. Buna göre Tekirdağ’dan en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla 176 milyon dolar ile Almanya, 44 milyon dolar ile İngiltere, 40 milyon dolar ile Fransa, 34’er milyon dolar ile Romanya ve İtalya oldu. Toplamda ihracat yapılan ülke sayısı 120 ve bir milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısı da 60 olarak gerçekleşti. 2010 yılında Tekirdağ’dan yapılan toplam ihracatın %52,3’i ilk beş ülkeye, %65,5’i ilk on ülkeye yapıldı.

Grafik2

Tekirdağ’dan yapılan ihracatın dağılımına bakıldığında, %97,9’u sanayi sektörü, %1,9’u tarım sektörü ve %0,1’i de madencilik sektörü tarafından yapıldı. İhracatta en büyük paya sahip olan sanayi sektöründeki dağılımı da aşağıdaki Grafik 3’te görüldüğü gibi oldu.

Grafik3

Uluslararası Ticaret Merkezi’nin 2010 verilerine göre Tekirdağ, yapmış olduğu 624,9 milyon dolarlık ihracatıyla Grönland’ın 2010’da yapmış olduğu ihracatı geçti ve Panama, Karadağ, Afganistan, Seyşeller gibi ülkelerin aynı yıl dünyaya yapmış olduğu ihracattan çok daha yüksek bir ihracat gerçekleştirdi.

Önümüzdeki dönemde Tekirdağ’da sanayileşmenin devam edeceği, yapılmakta olan ve yapılacak yeni üretime ve lojistiğe yönelik yatırımlar da düşünüldüğünde, ihracat yapılan ülke sayılarının ve buralara yapılan ihracat miktarlarının artacağı rahatlıkla söylenebilir. Son beş yıl içerisinde gerçekleştirdiği ihracatı iki katına çıkaran Tekirdağ, milyar dolarlık ihracat yapan vilayetlerimiz arasında yer almalıdır.

Bölge firmalarının ihracata başlamada devlet desteklerinden daha çok faydalanmaları, ihracat yapan firmaların ise yeni pazarlara açılmaları ve bu konularda hizmet veren ihracatçı birlikleri, KOSGEB, İGEME, Avrupa İşletmeler Ağı, kalkınma ajansları gibi kuruluşlardan hibe, kredi veya bilgi desteği almaları büyük önem taşıyor.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– “Çorlu TSO” gazetesi Şubat 2011 sayısı
– 21.01.2011 tarihli kişisel bloğum
– “Trakya İş Dünyası” dergisi Şubat 2011 sayısı