Girişimden önce*

Girişimcinin amacı kuracağı ticari işletmenin yatırımını belirli bir süre içerisinde geri kazanarak kara geçmek ve bunu da sürekli hale getirmektir. İşletmeyi kurmadan önce işletmesi için uygun olduğunu düşündüğü bir yer seçer, iş için gerekli altyapıyı sağlar, çeşitli donanım, yazılım ve makineler tedarik eder, çalışacak personeli istihdam eder. Bundan sonra öngörülen ve planlanan satışın gerçekleşmesi için gereken adımları atar.

Eğer ki girişimci bölgeyi iyi incelemez, müşteri profilini çıkarmadan ve bölgenin arz-talep durumun incelemeden işletmesini açarsa, verimsiz geçen kısa bir deneme süresi sonunda korkulan olacak ve umduğunu bulamayarak işyerini ya kapatacak ya da devredecektir.

Bu tür istenmeyen sonlarla karşılaşmamak için girişimcinin fizibilite aşamasında, bulunduğu sektörün durumu ve son trendler, bölgenin ticari yoğunluğu, potansiyel alıcıların tüketim yapısı, rakiplerden farklı olarak uygulanabilecek müşteri olmayanları da müşteri yapabilecek yenilikçi (inovatif) pazarlama stratejileri, bölgenin lojistik durumu gibi bazı konular üzerinde gerekli araştırmaları yapmalıdır.

Girişimcilerin yapacakları bu faaliyetlerin dışında, çeşitli kurumlar ve yerel yönetimlerin de girişimcileri çeşitli konularda bilgilendirmesi ve yönlendirmesi oldukça önemli. Örneğin Avrupa’da birçok ülkede, şehrin girişimin yapılacağı bölgesinde aynı işi yapan ticari işletme sayıları, bölgenin bu girişimi ayakta tutacak potansiyele sahip olup olmadığı, farklı olarak bu girişimin hangi bölgelerde yapılması gerektiği veya bölgenin ihtiyacı olan diğer işletmeler gibi konularda yönlendirmeler yapılıyor. Belki birçok barın bir arada olduğu bir barlar sokağı mantıklı olabilir ancak bir kavşağın dört köşesinde birer büfe, aynı sokakta beş tane internet evi veya yan yana üç tane kasap dükkânı mantıklı olmayacaktır.

Yoksa özellikle kriz dönemlerinde görmeye alışık olduğumuz, üç ila altı ay arasında ticari ömrü olan, “burada geçenlerde meşhur bir güveççi yok muydu” tarzında cümleleri arkasından sarf edeceğimiz, “denedik olmadı” tarzından girişimcilik örnekleri sürekli yaşanmaya devam edecektir.

Bu şekilde yapılan yanlış yatırımların önüne geçmek için, yerel yönetimlerin yönlendirici olmaları gerektiği gibi, girişimcilerin de daha gerçekçi verilere dayanarak fizibilite çalışmaları yapmaları gerekir. Böylece atılan taş ürkütülen kurbağaya değecek, belki de babadan oğla devredilen, bölgenin konusunda uzman, hizmetinden memnun kalınan, yılların yıpratamadığı girişimler ortaya çıkacaktır.

Unutmamak gerekir ki rekabet rehaveti kovar. Ancak düzensiz bir ekonomik yapı içerisinde yapılan yanlış girişimler, sadece haksız rekabete ve bunun sonucunda da yıpranmış, rekabet gücünü kaybetmiş işletmelere sebep olur.

* Daha önce yayınlandığı yerler:
– 28.01.2011 tarihli kişisel bloğum
– 14.02.2011 tarihli “Trakya Babıali” gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir