Lale Çılgınlığı*

Lale soğanı ilk kez Kanuni Sultan Süleyman zamanında Hollanda’nın İstanbul Büyükelçisi tarafından Hollanda’ya getirilmiş ve tanıtılmıştı. Zaman içinde lale, Hollanda’ da bir lüks ve statü sembolü haline geldi. Laleye talep arttı ve bu artış lale soğanı fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Lale soğanları için özel piyasalar oluşmaya başladı. O dönemde ortalama yıllık ücretin 300 gulden dolayında olduğu Hollanda’da lale soğanları 225 guldene alıcı buluyordu.

1636 yılında lale Hollanda’nın birçok kasabasında borsalarda satılmaya ve geleceğe dönük sözleşmelere konu olmaya başlamıştı. Fiyatların yükselmesinin temel nedeni bu tür sözleşmelerle lale soğanı alanların bunları daha pahalıya satarak para kazanabilmeleriydi. Sürekli yeni alıcıların piyasaya girmesi bu beklentiyi yaratmıştı.

3 Şubat 1637 sabahında piyasada yeni alıcı kalmadığı gerçeği ortaya çıkınca, laleler ve geleceğe dönük lale soğanı sözleşmeleri alıcı bulamaz hale geldi. Sözleşme sahipleri sözleşmelerin gereğini yerini getirip lale üreticilerinin paralarını ödeyemez oldular. Çünkü onların para kazanabilmesinin yolu bu sözleşmeleri satabilmelerinden geçiyordu. Profesyonel lale yetiştiricileri sipariş ettikleri laleleri almayan sözleşme sahiplerini dava ettiler. Davalar aylarca sürdü ama paraların ödenmesi hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmedi. Lale piyasası böylece çöktü ve fiyatlar hızla düştü.

ABD’nin küresel krize gelinceye kadar son on yılda uyguladığı ekonomik büyüme modeli büyük ölçüde emlak fiyatlarına dayalı bir modeldi. Sonra günün birinde bu gayrimenkullere talep kaybolunca, önce türev ürünler sonra da gayrimenkul piyasası çöküverdi.

 

Kaynak: “Örneklerle Kolay Ekonomi” – Mahfi Eğilmez